Acılarımızı unutamayız ama ilk günkü etkisinden de
zamanla uzaklaşırız.
İşte buna karşılık
olarak “zaman her şeyin ilacıdır” deyimi söylenmiş olmalı.
Ölümlerin her
türlüsü acıların en büyüğüdür şüphesiz.
Ama bazı ölümler için iyi oldu deriz çünkü zaten öleceğini
biliriz ve daha fazla acı çekmesini istemeyiz.
Bu yüzden zaman,
ölüme ve etkisine hazırlamıştır bizi.
Ama bazı ölümler vardır ki, zaman ne acısını dindirir ne
de üstesinden gelir.
Çünkü bu sıradan bir ölüm değildir. Böyle ölümler olmaz
olsun isteriz.
Hala akıllardan silinmez o görüntüler.
Binlerce insanın, herkesin gözü önünde bir otelin içinde
sıkışmış ve savunmasız insanları bilerek, isteyerek, hiçbir engelle
karşılaşmadan yangın çıkartıp diri diri yakmalarını nasıl unuturuz ki.
Kabullenebilir miyiz?
Kanıksayabilir miyiz?
1993 yılının kanlı cumasını, 2 Temmuzda Madımak Otelinde
ne olduğunu unutabilir miyiz?
İnsanlığımızı bir kenara bırakıp, hiçbir şey olmamış
gibi hayatımıza devam edebilir miyiz?
O görüntüleri tekrar tekrar izlediğimizde gözleri dolu
dolu olmayanımız var mıdır?
Madımak Oteli‘nde, aralarında halk ozanları Hasret
Gültekin, Nesimi Çimen ve Muhlis Akarsu, şairler Metin Altıok ve Behçet Aysan,
yazar Asım Bezirci’nin de yer aldığı 33 sanatçı ve 2 otel çalışanı yakılarak
öldürüldü.
19 yıldır devam eden ve dinmeyen bir acı, gözyaşı bu.
Ve 19 yıldır acımızda en ufak bir eksilme olmadığı gibi,
yaramıza tuz basar gibi, gözümüzün içine bakarak dalga geçtiler bizlerle.
En çok 35 kişinin yakılarak katledilmesinden sonra yapılan
açıklamalar kanımızı dondurmuştu.
Nasıl unutabiliriz dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in “otelin dışındaki yurttaşlarımıza çok şükür
bir şey olmamıştır” deyişini.
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in “çok şükür güvenlik güçleriyle halk karşı karşıya gelmemiştir” demesini.
Dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu, otele yapılan
saldırıyı, “Aziz Nesin’in halkın
inançlarına karşı bilinen tahrikleri sonucunda halk galeyana gelerek tepki
göstermiştir” şeklinde yorumlayarak saldırganları mazur göstermesini.
Unutabilir miyiz hiç birini.
Devam edelim unutmamaya.
Katliamın acısı henüz tazeyken, otelin alt katına
kebapçı açılmasına izin vererek dalga geçtiler bizlerle. İnsanların yakıldığı
binada kebap yedirtirdiler insanlara. Bunu unutabilir miyiz?
Madımak utanç müzesi olsun talebini görmezden gelerek,
Bilim ve Kültür Merkezi yaptılar, “Anı Köşesi”ne katliamda rol oynayan ve oteli yakarlarken ölen iki
kişinin ismini de buraya yazarak büyük bir skandala daha imza attılar. Bunu da
unutmayalım.
Katliamın en önemli firari sanıklarından ve kırmızı
bültenle aranan Sivas Belediye Meclis
üyesi Cafer Erçakmak’ın katliamdan 2011
yılına kadar Sivas’da yaşadığı ve geçen sene öldüğünün sonradan ortaya çıkmasını…
Diğer aranan katliam sanıklarından İhsan Çakmak’ın da
Sivas’da yaşadığı, evlendiği, ehliyet aldığı ve askerliğini yaptığının ortaya
çıkmasını…
Başka firari sanık, kırmızı bültenle aranan Vahit Kaynar’ın yıllarca Almanya’da
rahat bir şekilde yaşadığı, ticaret yaptığı, Polonya’ya giriş yaparken
yakalandığında anlaşıldı. Adalet
Bakanlığı’nın 40 günlük tutuklama sırasında Polonya makamlarına sanığın iadesi
için zamanında başvuruda bulunmamasından dolayı Vahit Kaynar’ın kefaletle serbest
bırakılmasını unutabilir miyiz.
Bu arada dönemin Sivas Belediye Başkanı Temel
Karamollaoğlu hakkında hiçbir dava açılmaması ve sonrasında Refah Partisi’nden
milletvekili seçilmesini unutmadan hatırlatalım.
Devam edelim…
Dava sürecinde skandallar eksik olmadı. Mahkeme, firari
sanıklardan ikisinin ölmesi, diğer 5 kişi içinde zaman aşımı nedeniyle davanın
düşürülmesine karar vererek yeni bir skandala imza attı.
Ankara Adliyesi önünde toplanan kalabalık “insanlık
suçunda zaman aşımı yoktur” diyerek kararı protesto etmesine polis müdahale
edince Ankara’nın sokakları savaş alanına döndü. Ankara’nın meşhur başkanı
Gökçek, yanan 35 canın yerine, kırılan camlar için “hiç mi vicdanınız sızlamadı?”
diyerek protestocuları “düşman” ilan etti. Bunu da tarihe not düşelim,
unutmayalım.
Başbakan’ın zaman aşımı kararına yönelik açıklamasını da
es geçmeyelim. Dersime katliam diyebilen ama Sivas katliamında zaman aşımına
“hayırlı olsun diyebilen bir Başbakandır kendisi. ”Zira katliamın sanıklarını
savunarak “hayırlı bir iş” yapan avukatların bir kısmı AKP’den milletvekili,
Bakan, bir kısmınında Belediye Başkanı yapıldığını unutmayalım, unutturmayalım.
İşte o avukatlardan birisi olan şimdiki AKP İzmir
Milletvekili Ali Aşlık, iki gün önce Meclis’de, “Orada yargılananların büyük
bir kısmı, orada yananlar kadar masumdur” diyerek Başbakan’ı bile
solladı.
AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de, AKP
yetkililerinin Sivas'ın, Maraş'ın, Başbağlar'ın 'katliam' olduğu defalarca
söylediklerini belirterek, Sivas olaylarından dolayı AKP'ye doğrudan veya
dolaylı bir suçlama yönetilmesinin insafla bağdaşmayacağını kaydetti.
Canikli,
"Biz gerçek anlamda faillerin bulunması için çalışıyoruz” dedi.
Ama unutmayalım, CHP’nin Sivas katliamını araştırma
komisyonu önerisi, AKP’li vekillerin oylarıyla reddedildi. Bu ne yaman çelişki
Canikli. AKP’lilerin daha önce zaman aşımını engellemek isteyen CHP’lilerin
önergelerini de reddettiklerini unutmadan hatırlatalım.
Nasıl ki herkesin gözü önünde katliam
gerçekleştirildiyse bu sefer gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar.
19 yıl önce varolan zihniyet ismi değişmiş olsa da aynen
devam ediyor.
Görüldüğü üzere, 19 yıllık sürecin hatırda kalan,
unutulmayan ve unutturulmaması gereken önemli noktaların üzerinden tekrar geçtik.
Görmeyenlerin gözüne sokmak, sağır kulaklara bir daha
haykırmak için, sadece katillerin değil onları yönlendirenlerinde yargılanması
için, insanlık suçunda ve acıda zaman aşımı olamayacağını hatırlatmak için ve bu
ülkede insanların, aydınların yakıldığını unutturmamak için tekrar tekrar
söylemeye devam edeceğiz.
Sivas’ın acısı dinmedi, yanmaya devam ediyor.
Unutamayız… Unutturmamalıyız. Unutursak insanlığımızı
kaybetmiş oluruz.
KATLiAMDA
HAYATINI KAYBEDENLER… *
1) Behçet
Sefa AYSAN (44) Şair - Ankara
2) Yeşim
ÖZKAN (20) Sanatçı - Ankara
3) Nurcan
ŞAHİN (18) Sanatçı - Ankara
4) Muhibe
AKARSU (35) Misafir
- Ankara
5) Muhlis
AKARSU (45) Sanatçı -
Ankara
6) Murat
GÜNDÜZ (22) Sanatçı
- Ankara
7) Handan
METİN (20) Sanatçı
- Ankara
8) Ahmet
ÖZYURT (21) Sanatçı - Ankara
9) Huriye
ÖZKAN (22) Sanatçı - Ankara
10) İnci
TÜRK (22) Sanatçı - Ankara
11) Özlem
ŞAHİN (17) Sanatçı - Ankara
12) Yasemin
SİVRİ (19) Sanatçı -
Ankara
13) Asuman
SİVRİ (17) Sanatçı -
Ankara
14) Uğur
KAYNAR (37) Şair
- Ankara
15) Sehergül
ATEŞ (30) Sanatçı - Ankara
16) Gülender
AKÇA (25) Sanatçı - Ankara
17) Gülsün
KARABABA (22) Sanatçı - Ankara
18) Mehmet
ATAY (25) Sanatçı -
Ankara
19) Hasret
GÜLTEKİN (23) Sanatçı - Sivas
20) Serkan
DOĞAN (19) Sanatçı -
Ankara
21) Muammer
ÇİÇEK (26) Sanatçı - Tokat
22) Belkıs
ÇAKIR (18) Sanatçı - Ankara
23) Asaf
KOÇAK (35) Karikatürist - Ankara
24) Edibe
SULARI AĞBABA (40) Misafir - İsviçre
25) Menekşe
KAYA (17) Sanatçı - Ankara
26) Koray
KAYA (12) Çoçuk - Ankara
27) Serpil
ÇANİK (19) Sanatçı - Ankara
28) Erdal
AYRANCI (35) Yönetmen - Ankara
29) Asım
BEZİRCİ (66) Yazar – Ankara
30) Sait
METİN (23) Sanatçı - Ankara
31) Carina
Cuanna (23) Gazeteci - Hollanda
32) Nesimi
ÇİMEN (67) Sanatçı - İstanbul
33) Metin
ALTIOK (52) Şair, Yazar - Ankara
34) Kenan
YILMAZ (21) Otel görevlisi - Sivas
35) Ahmet
ÖZTÜRK (21) Otel görevlisi - Sivas
*Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği’nin web sitesinden alınmıştır. http://www.pirsultan.net/kategori.asp?KID=6&ID=56

04.07.2012 tarihli Aydınpost sitesinde yayınlanmıştır.
http://www.aydinpost.com/dinmeyen-30149yy.htm?interstitial=true

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder