4 Temmuz 2012 Çarşamba

Dinmeyen...




Acılarımızı unutamayız ama ilk günkü etkisinden de zamanla uzaklaşırız.   

İşte buna karşılık olarak “zaman her şeyin ilacıdır” deyimi söylenmiş olmalı.

 Ölümlerin her türlüsü acıların en büyüğüdür şüphesiz.  

Ama bazı ölümler için iyi oldu deriz çünkü zaten öleceğini biliriz ve daha fazla acı çekmesini istemeyiz.

 Bu yüzden zaman, ölüme ve etkisine hazırlamıştır bizi.

Ama bazı ölümler vardır ki, zaman ne acısını dindirir ne de üstesinden gelir.
Çünkü bu sıradan bir ölüm değildir. Böyle ölümler olmaz olsun isteriz.  

Hala akıllardan silinmez o görüntüler.

Binlerce insanın, herkesin gözü önünde bir otelin içinde sıkışmış ve savunmasız insanları bilerek, isteyerek, hiçbir engelle karşılaşmadan yangın çıkartıp diri diri yakmalarını nasıl unuturuz ki.

Kabullenebilir miyiz?

Kanıksayabilir miyiz? 

1993 yılının kanlı cumasını, 2 Temmuzda Madımak Otelinde ne olduğunu unutabilir miyiz?

İnsanlığımızı bir kenara bırakıp, hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza devam edebilir miyiz?

O görüntüleri tekrar tekrar izlediğimizde gözleri dolu dolu olmayanımız var mıdır?

Madımak Oteli‘nde, aralarında halk ozanları Hasret Gültekin, Nesimi Çimen ve Muhlis Akarsu, şairler Metin Altıok ve Behçet Aysan, yazar Asım Bezirci’nin de yer aldığı 33 sanatçı ve 2 otel çalışanı yakılarak öldürüldü.

19 yıldır devam eden ve dinmeyen bir acı, gözyaşı bu.

Ve 19 yıldır acımızda en ufak bir eksilme olmadığı gibi, yaramıza tuz basar gibi, gözümüzün içine bakarak dalga geçtiler bizlerle.

En çok 35 kişinin yakılarak katledilmesinden sonra yapılan açıklamalar kanımızı dondurmuştu.

Nasıl unutabiliriz dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in “otelin dışındaki yurttaşlarımıza çok şükür bir şey olmamıştır” deyişini.

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in “çok şükür güvenlik güçleriyle halk karşı karşıya gelmemiştir” demesini.

Dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu, otele yapılan saldırıyı, “Aziz Nesin’in halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleri sonucunda halk galeyana gelerek tepki göstermiştir” şeklinde yorumlayarak saldırganları mazur göstermesini.

Unutabilir miyiz hiç birini.

Devam edelim unutmamaya.

Katliamın acısı henüz tazeyken, otelin alt katına kebapçı açılmasına izin vererek dalga geçtiler bizlerle. İnsanların yakıldığı binada kebap yedirtirdiler insanlara. Bunu unutabilir miyiz?

Madımak utanç müzesi olsun talebini görmezden gelerek, Bilim ve Kültür Merkezi yaptılar, “Anı Köşesi”ne katliamda rol oynayan ve oteli yakarlarken ölen iki kişinin ismini de buraya yazarak büyük bir skandala daha imza attılar. Bunu da unutmayalım.

Katliamın en önemli firari sanıklarından ve kırmızı bültenle aranan Sivas Belediye Meclis 
üyesi Cafer Erçakmak’ın katliamdan 2011 yılına kadar Sivas’da yaşadığı ve geçen sene öldüğünün sonradan ortaya çıkmasını…

Diğer aranan katliam sanıklarından İhsan Çakmak’ın da Sivas’da yaşadığı, evlendiği, ehliyet aldığı ve askerliğini yaptığının ortaya çıkmasını…

Başka firari sanık, kırmızı bültenle aranan Vahit Kaynar’ın yıllarca Almanya’da rahat bir şekilde yaşadığı, ticaret yaptığı, Polonya’ya giriş yaparken yakalandığında anlaşıldı.  Adalet Bakanlığı’nın 40 günlük tutuklama sırasında Polonya makamlarına sanığın iadesi için zamanında başvuruda bulunmamasından dolayı Vahit Kaynar’ın kefaletle serbest bırakılmasını unutabilir miyiz.

Bu arada dönemin Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu hakkında hiçbir dava açılmaması ve sonrasında Refah Partisi’nden milletvekili seçilmesini unutmadan hatırlatalım.

Devam edelim…

Dava sürecinde skandallar eksik olmadı. Mahkeme, firari sanıklardan ikisinin ölmesi, diğer 5 kişi içinde zaman aşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar vererek yeni bir skandala imza attı.

Ankara Adliyesi önünde toplanan kalabalık “insanlık suçunda zaman aşımı yoktur” diyerek kararı protesto etmesine polis müdahale edince Ankara’nın sokakları savaş alanına döndü. Ankara’nın meşhur başkanı Gökçek, yanan 35 canın yerine, kırılan camlar için “hiç mi vicdanınız sızlamadı?” diyerek protestocuları “düşman” ilan etti. Bunu da tarihe not düşelim, unutmayalım.

Başbakan’ın zaman aşımı kararına yönelik açıklamasını da es geçmeyelim. Dersime katliam diyebilen ama Sivas katliamında zaman aşımına “hayırlı olsun diyebilen bir Başbakandır kendisi. ”Zira katliamın sanıklarını savunarak “hayırlı bir iş” yapan avukatların bir kısmı AKP’den milletvekili, Bakan, bir kısmınında Belediye Başkanı yapıldığını unutmayalım, unutturmayalım.

İşte o avukatlardan birisi olan şimdiki AKP İzmir Milletvekili Ali Aşlık, iki gün önce Meclis’de, “Orada yargılananların büyük bir kısmı, orada yananlar kadar masumdurdiyerek Başbakan’ı bile solladı.

AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de, AKP yetkililerinin Sivas'ın, Maraş'ın, Başbağlar'ın 'katliam' olduğu defalarca söylediklerini belirterek, Sivas olaylarından dolayı AKP'ye doğrudan veya dolaylı bir suçlama yönetilmesinin insafla bağdaşmayacağını kaydetti. 

Canikli, "Biz gerçek anlamda faillerin bulunması için çalışıyoruz” dedi.
Ama unutmayalım, CHP’nin Sivas katliamını araştırma komisyonu önerisi, AKP’li vekillerin oylarıyla reddedildi. Bu ne yaman çelişki Canikli. AKP’lilerin daha önce zaman aşımını engellemek isteyen CHP’lilerin önergelerini de reddettiklerini unutmadan hatırlatalım.

Nasıl ki herkesin gözü önünde katliam gerçekleştirildiyse bu sefer gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar.

19 yıl önce varolan zihniyet ismi değişmiş olsa da aynen devam ediyor.

Görüldüğü üzere, 19 yıllık sürecin hatırda kalan, unutulmayan ve unutturulmaması gereken önemli noktaların üzerinden tekrar geçtik.

Görmeyenlerin gözüne sokmak, sağır kulaklara bir daha haykırmak için, sadece katillerin değil onları yönlendirenlerinde yargılanması için, insanlık suçunda ve acıda zaman aşımı olamayacağını hatırlatmak için ve bu ülkede insanların, aydınların yakıldığını unutturmamak için tekrar tekrar söylemeye devam edeceğiz.

Sivas’ın acısı dinmedi, yanmaya devam ediyor.

Unutamayız… Unutturmamalıyız. Unutursak insanlığımızı kaybetmiş oluruz.

KATLiAMDA HAYATINI KAYBEDENLER… *

1) Behçet Sefa AYSAN (44)       Şair - Ankara
2) Yeşim ÖZKAN (20)          Sanatçı - Ankara
3) Nurcan ŞAHİN  (18)         Sanatçı - Ankara
4) Muhibe AKARSU (35)      Misafir  - Ankara
5) Muhlis AKARSU  (45)      Sanatçı - Ankara
6) Murat GÜNDÜZ  (22)      Sanatçı - Ankara
7) Handan METİN (20)        Sanatçı - Ankara
8) Ahmet ÖZYURT (21)      Sanatçı - Ankara
9) Huriye ÖZKAN (22)        Sanatçı - Ankara
10) İnci TÜRK  (22)           Sanatçı - Ankara
11) Özlem ŞAHİN (17)       Sanatçı - Ankara
12) Yasemin SİVRİ  (19)    Sanatçı - Ankara
13) Asuman SİVRİ   (17)    Sanatçı - Ankara
14) Uğur KAYNAR    (37)      Şair   - Ankara
15) Sehergül ATEŞ  (30)    Sanatçı - Ankara
16) Gülender AKÇA  (25)   Sanatçı - Ankara
17) Gülsün KARABABA  (22) Sanatçı - Ankara
18) Mehmet ATAY   (25)    Sanatçı - Ankara
19) Hasret GÜLTEKİN (23) Sanatçı - Sivas
20) Serkan DOĞAN (19)    Sanatçı - Ankara
21) Muammer ÇİÇEK  (26) Sanatçı - Tokat
22) Belkıs ÇAKIR  (18)     Sanatçı - Ankara
23) Asaf KOÇAK   (35)    Karikatürist  - Ankara
24) Edibe SULARI AĞBABA (40) Misafir - İsviçre
25) Menekşe KAYA  (17) Sanatçı - Ankara
26) Koray KAYA  (12)     Çoçuk - Ankara
27) Serpil ÇANİK  (19)     Sanatçı - Ankara
28) Erdal AYRANCI  (35)  Yönetmen - Ankara
29) Asım BEZİRCİ  (66)   Yazar – Ankara
30) Sait METİN  (23)      Sanatçı - Ankara
31) Carina Cuanna (23)  Gazeteci - Hollanda
32) Nesimi ÇİMEN  (67)   Sanatçı - İstanbul
33) Metin ALTIOK  (52)   Şair, Yazar - Ankara
34) Kenan YILMAZ (21)   Otel görevlisi - Sivas
35) Ahmet ÖZTÜRK (21)  Otel görevlisi - Sivas

*Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin web sitesinden alınmıştır.  http://www.pirsultan.net/kategori.asp?KID=6&ID=56







04.07.2012 tarihli Aydınpost sitesinde yayınlanmıştır. 
http://www.aydinpost.com/dinmeyen-30149yy.htm?interstitial=true


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder