Bir ödülün nasıl cezaya dönüştürüldüğünün hikayesi…
Bir kent düşünün; doğal özelliklere sahip, yerel kimliğini korumuş,
mekân ve tarihsel dokusu bozulmamış, çevreyle barışık, güvenli ve alternatif
ulaşım yollarına sahip, yaşanılabilirliği kolay, yavaş ve sakin olsun.
Günümüzde bu niteliklere sahip kentlerin varlığının azaldığı bir gerçek.
Bazen gürültüden, kalabalıktan, stresten uzaklaşarak sakinliğe ve sessizliğe ihtiyacımız oluyor. Etrafımızda böyle yerler bulmak da kolay değil.
Bir kentin yaşanılabilir olmasının kriterlerini uluslararası bir birlik olan “Cittaslow” belirliyor. İtalyanca Citta (Şehir), ingilizce Slow (Yavaş) kelimelerinden oluşan Cittaslow, Sakin Şehir anlamında kullanılır. Kısacası yaşamın kolay olduğu kentlerin uluslar arası birliğidir.
Dünyada 24 ülkede 147 üyeye sahip birliğin kentleri, altyapı, çevre, teknoloji, farkındalık, misafirperverlik gibi başlıklar altında 59 kritere sahip olmak veya yerine getirmek ve devamını sağlamak durumdadır.
Türkiye’de Cittaslow’un kriterleriyle sakinliği tescillenmiş 5 kent olduğunu ve bunlardan birisinin Yenipazar ilçemiz olduğunu biliyor muydunuz?
Yenipazar’ın bu kriterlere sahip dünyanın sayılı kentlerinden biri olması oldukça önemlidir. Çünkü küreselleşmeyle birlikte kentlerin dokusunun tahrip edildiği, yerel kimliğinin yok edildiği ve yaşamın standartlaştırılmaya çalışıldığı bir süreçte Cittaslow ağına katılmak, bir duruş sergilemektir de aynı zamanda.
Başka bir deyişle, Yenipazar Cittaslow ağına katılarak onure edilmiş ve ödüllendirilmiştir.
Yenipazar ve Cittaslow’a şimdilik nokta koyalım ve başka konuya geçelim.
Yıl 3 Kasım 1996.
Susurluk"ta Mercedes marka otomobilin bir kamyona arkadan çarpması sonucu ortaya çıkan ilişkiler ve iddialar, kamuoyunun gündemini uzun süre meşgul etmişti. Malumunuz, arabanın içindekiler kanun kaçağı Abdullah Çatlı, onu yakalaması gereken Emniyet Müdürü Hüseyin Kocadağ ve arabada hiç olmaması gereken Milletvekili Sedat Bucak olunca basit bir trafik kazası işlemi yapılamazdı.
Bir arada olmaması geren bu üçlünün aralarında nasıl bir ilişki olduğu, daha başka kimlerin işin içinde olduğu ortaya çıktıkça durumun vehameti anlaşılacaktı. Hatırlarsınız, kazada ölen ve hakkında tutuklama kararı olan Abdullah Çatlı’ya yeşil pasaport ve silah taşıma belgesinin verildiği ortaya çıkınca gözler dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’a çevrildi. İsmi, Susurluk kazasında ortaya çıkan kirli ilişkilerle anılınca, İçişleri Bakanlığından istifa etmek durumunda kaldı. Daha sonra Milletvekilliği dokunulmazlığı kaldırdı ve hakkında dava açıldı. 1999 seçimlerinde Elazığ’dan bağımsız milletvekili seçilince hakkındaki yargılama durduruldu.
Daha sonra tekrar milletvekili seçilemeyen Ağar için, Susurluk davası
süreci tekrar başladı. 2011 yılında verilen 5 yıllık cezası onanınca Ağar’a
cezaevi yolu gözüktü.
Birkaç ay önce Mehmet Ağar’ın kesinleşen cezasını nerede çekeceği konusu ve Adalet Bakanlığı’nın bulduğu cezaevi pek manidardı. Yatacak şahsın ‘önemi’ gerekçesiyle güvenliği yüksek ama ‘sakinliği’ daha önemli bir cezaevi tercih edilmişti.
İşte hikâyenin en can alıcı noktası burada başlıyor. Ağar’ın yatacağı cezaevinin Türkiye’nin en sakin kentinden biri olduğu tescillenmiş Yenipazar idi.
Bundan sonrası daha da ilginçleşmeye başlıyor. Ağar’ın Yenipazar cezaevine geleceği kesinleşince cezaevi misafirevine çevrilir gibi hazırlıklara başlanıyor.
E nasıl olsa Cittaslow olmanın kriterlerinden biri misafirperverlik idi. Hakkını vermek gerekiyordu.
Önce 50 kişilik cezaevi boşaltılıyor ve Ağar’ın ihtiyaçlarına göre tekrar dizayn ediliyor ve kişiye özel cezaevi yaratılıyor. Konuyu bilmeyen birisi adamın biri cezaevini satın aldı, yıkıp villa yapacak diye düşünmüştür kesin.
Hazırlıkları yerinde görmek, eksikleri gidermek, kentin ve cezaevinin güvenli olduğunu tescil etmek için
Yenipazar’a gelen Ağar’ın yol arkadaşı Korkut Eken’in ise kentin imajına katkı koyduğu gözlerden kaçmadı. Dostluk önemlidir. Allah böyle dostlara zeval vermesin diyelim ve uzatmayalım.
Ama hazırlıkların sadece cezaevinde olmadığı ise kısa sürede anlaşıldı. Basına yansıdığı ve bizim takip ettiğimiz kadarıyla, Ağar’ı misafirhanesinde ziyarete gelecek konukların yapacakları alış verişle işlerinin artacağını hesap eden Yenipazar esnafı da hazırlıklara başlamıştı. Sanırım yeni bir turizm tipi ortaya çıkıyor. Cezaevi turizmi.
Yenipazar esnafına bol kazançlar diyerek devam edelim.
Aslında Yenipazar Belediye Başkanı yine basından takip ettiğimiz kadarıyla durumu özetlemiş: “Ağar’ın ilçemizi seçmesi bizim için büyük bir şans. Sayın Ağar’ın ilçemizi seçerek burada cezasını çekmeye karar vermesi ilçemizi hareketlendirerek ekonomisinin artmasına da neden olacaktır” . Sanırım Başkan reklamın iyisi kötüsü olmaz diyerek farkındalık yaratmak istemiş. Ne de olsa Sakin Şehir kriterlerinden biri de o.
Bir şey daha… 27 Mayıs pazar günü İnsan Hakları Derneği ve Cumartesi Annelerinin, Yenipazar cezaevi önünde yaptığı “Ağar, kayıplarımız nerede” eylemi, Yenipazar’ın bir kısım halkı tarafından protesto edildi.
Ağar’a gösterilen misafirperverliğin Cumartesi Annelerinden sakınılması
Cittaslow kente yakışmadı dersek yanlış söylemiş olmayız.
Şimdi, Ağar’ın Yenipazar cezaevini seçmesiyle başlayan gelişmelerin Yenipazar’ın sakinliğinin nasıl bozulduğu gördük.
Bir yanda dünyanın yaşanılabilir, yaşamın kolay, sakin ve yavaş olduğu, doğal ve yerel özelliklere sahip olduğu için Cittaslow seçilerek ödüllendiren Yenipazar…
Diğer yanda ismi Susurluk kazasındaki kirli ilişkilere bulaşmış, devlet adına bin operasyon yaptık diyen, işkenceler ve faili meçhullerle anılan eski emniyet Genel Müdürü ve Bakan, Mehmet Ağar’ın cezasını çekmesi için cezalandırılan Yenipazar...
Sakinliği, uluslar arası olarak da tescillenerek ödüllendirilen bir kent, yine aynı gerekçelerle cezalandırılıyor olması ülkemize has bir ironi olsa gerek.
Ağar’a 2 yıl ceza verilerek her ne kadar cezalandırılmış olsa bile, seçilen cezaevinin ülkemizin en sakin kentinden biri olması ve kişiye özel cezaeviyle adeta ödüllendirilmiştir.
Peki, ya Ağar’ın bin operasyonuna karşılık 2 yılla yırtmasına sakin kalabilir miyiz?
20.06.2012 tarihli Aydınpost sitesinde yayınlanmıştır.
http://www.aydinpost.com/odul-mu,-ceza-mi-29880yy.htm?interstitial=true
http://www.aydinpost.com/odul-mu,-ceza-mi-29880yy.htm?interstitial=true

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder