Tartışmalar
yaratan Belediye Yasa Tasarısı
Meclis Alt Komisyonu’ndan geçti.
Aylardan
beri konuşuyorduk(?).
Aydın’ın da
içinde olduğu 13 il, büyükşehir yapılıyor.
Yeni ilçeler
kuruluyor lakin bazı belediyeler ve köyler kapatılıyor.
Yeni kurulacak
ilçelere mahalle olacaklar.
Öyle bazı
dediğime bakmayın.
2590 belediyeden 1582 si kapatılacak.
Sadece bu değil.
16 bin köyde mahalleye dönüşecek.
Şimdi,
konunun ciddiyetini anlamak açısından bu rakamlar yeterli aslında.
Yani
Türkiye’deki belediyelerin yarısını kapatmak,
16 bin köyle
birlikte mahalleye çevirmek işini,
sadece basit
bir tasarı deyip geçemeyiz.
Bakıldığı
zaman reform diyebileceğimiz büyük
bir iş var ortada.
Peki,
gerçekten reform mu?
Yani bir il
neye göre büyükşehir yapılır.
Hangi kriterlere
göre.
Nüfus mu?
Fiziki şartlar mı?
Ekonomik
gelişmişlik düzeyi mi?
Aslında
hepsi. Kanun öyle diyor.
Ya da AKP
öyle uygun gördüğü için mi.
Aydın için
konuşacak olursak; bunlardan hangi şartları taşımaktadır?
Bunların
hiçbirini tartıştık mı?
Bu konularda
bilgilendirildik mi?
Belki Aydın,
bütün şartları taşıyor olabilir ama konuşmadık, fikrimiz alınmadı, bilgilendirilmedik.
AKP karar
verdi.
Hem de 8
günde 80 saat Meclis’te çalışarak oldu bitti.
Çalışarak
dediğime bakmayın; nasıl ki bize, sizi büyükşehir yapacağız,
Beldelerinizi
ve köylerinizi kapatacağız, yeni kurulacak ilçelere
mahalle
olacaksınız derken fikrimizi almadıkları gibi Meclis’de de diğer partilere
aynısını
yaptılar.
AKP
dışındaki tüm partiler itiraz etti ama tasarı dedikleri yasa aynen geçti.
Değişiklik
yapılmadan.
Yani şunu
anlıyoruz: Ya değişiklik yapılmayacak kadar kusursuz bir yasa hazırladılar ya
da
‘yaptım olacak’
tarzı bir yasayı dayattılar.
AKP’nin
‘yaptım olacak’ dayatmasına sanırım alıştık.
Meclis’de
çoğunluk onlarda olduğu için, bunu engelleyecek güce sahip değilseniz
yavaş yavaş
alışıyorsunuz bu duruma.
Öyle
olmasaydı; diğer partiler AKP’nin bu dayatmacı ‘yaptım oldu’ tarzını
engelleyemedikleri için Meclis’deki
durumlarını gözden geçirirlerdi.
Cumhuriyet
Halk Partisi, kısmen de olsa kapatılacak belediyelerin bir kısmında
‘referandum’ yaparak tepki gösterdi.
Aslında
AKP’nin yapması gereken işi yaptı.
Kapatılacak
1582 belediyeden 363 ünde yapılan referandumda 300 bin vatandaşımızın
292 bine
yakını ‘hayır belediyem kapatılmasın’ dedi.
Sanki böyle
çıkacağını bildiği için mi AKP, halka sormadan belediyeleri kapatmak istedi.
AKP niye
böyle yaptı ya da yapması gereken referandumu neden yapmadı? sorusuna cevap
AKP
Milletvekili Menderes Türel’den geldi.
CHP’nin yaptığı referandumları “çadır
tiyatrosuna” benzeterek
halkı küçümseyerek, niyetlerini ifşa etmiş oldu.
Şimdi, kime
sorsanız, ilimiz büyükşehir olsun diyecektir. Kimse itiraz etmeyecektir.
Ama kime
sorsanız, belediyem kapatılmasın diyecektir. İtiraz edecektir.
O yüzden;
sormaya lüzum duymadan, ‘yaptım oldu’ mu denmiştir.
Aksi halde AKP;
altına imza koyduğumuz ‘Avrupa Yerel
Yönetimler Özerlik Şartı’nın
5.
maddesinde dediği gibi; “Yerel
yönetimlerin sınırlarında, mevzuatın elverdiği durumlarda ve mümkünse bir
referandum yoluyla ilgili yerel topluluklara önceden danışılmadan değişiklik yapılamaz” hükmünü yok saymazdı.
Anayasamızın 90. Maddesinin, usulüne uygun olarak imzalanan uluslar arası sözleşmelerin
iç hukukun üstünde olduğu ifadesini görmezden gelmezdi.
Kapatılacak
belediyeler karşı dava açsa yeridir.
Bir konu
daha var.
Yeni
kurulacak ilçenin adı.
Aydın için
‘Efeler’ adını uygun görmüşler.
Kime sordunuz?
Mevzu şudur:
Doğup büyüdüğüm ve yaşadığım kentin idari yapısı, statüsü değiştiriliyor,
Beldeleri
kapatılıyor, köyleri mahalle yapılıyor,
yani
Aydın’ın geleceğiyle ilgili karar veriliyor,
ama Hükümet
zahmet edip burada yaşayanlara,
siz ne
düşünüyorsunuz? deme gereğini duymuyor.
Yasaları
hiçe saymak da cabası.
Yoksa “büyükşehir
oldunuz daha ne istiyorsun” deyip susalım mı diye düşünüyorlar.
Bu mudur
ileri demokrasi.
Şimdi
seviniyoruz ya büyükşehir olacağız diye, bir sonraki yazı da büyükşehir
olduğumuzda
bizi ne gibi
sürprizlerin beklediğiyle ilgili durumlara değineceğim.
Şimdilik
yazıya nokta koyalım.
Yarın
bayram.
Nerede ve kime
karşı olursa olsun, yapılan tüm haksızlıkları ve
tüm acıları yüreğinde hisseden, savaş
çığırtkanlarına inat,
barış ve
kardeşlik duygusuyla halkımızın bayramı kutlu olsun.
İyi
bayramlar.
Bu yazı 24.10.2012 tarihli Aydınpost sitesinde yayınlanmıştır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder