Tecavüz; rızası olmadan kadın ya da erkeğe yönelik
cinsel saldırılar olarak
tanımlanıyor.
Ayrıca kurbanın alkol ve uyuşturucu dolayısıyla etkisiz
hale gelmesi,
fiziksel veya zihinsel engelinin bulunması
ya da yaşının küçük olması gibi hallerde de
kendi rızasının olması mümkün olamayacağından, bu
durumlar da tecavüz
kapsamındadır.
Gayet açık, net.
Tanımlama açık ve net olsa da, zihinlerde böyle
algılanmamış olacak ki, adalet
dağıtmasını beklediğimiz yargı, taban tabana zıt hatta
‘skandal’ kararlara imza
atabiliyor.
Birinci örnek;
Kamuoyunun çok iyi bildiği N.Ç. Davası.
O utancı bir kez daha hatırlatalım.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, Mardin'de 13 yaşındaki N.Ç'ye
tecavüz edilmesi ile ilgili
32 sanıklı davada,
yerel mahkemenin "N.Ç'nin
sanıklarla rızasıyla birlikte
olduğu" yönündeki kararını onamıştı. Daire
bu nedenle, yerel mahkemenin sanıklara
en az 10 yıl
ceza verilmesini öngören tecavüz suçundan değil, en az 5 yıl ceza
öngören “15 yaşından küçük biriyle rızasıyla
birlikte olmak" suçundan ceza
verilmesini
yeterli bulmuştu.
Hatta Yargıtay
14. Ceza Dairesi Başkanı Fevzi Elmas,
"Kararımız doğru, beğenmeyen itiraz etsin, yaygara kopartarak karar
değiştirilemez"
diyerek, adalet böyle dağıtılır işte! ye nasıl örnek olunacağını göstermişti.
Devam ediyor
Sayın Başkan; “Reşit olmayan kimseyi alıkoyma, zorla da olabilir,
rızayla da
olabilir. Mahkeme 'rıza var' demiş, savcılık 'rıza' demiş, başsavcılık 'rıza'
demiş, biz
de böyle dedik" dedi.
İkinci
örnek;
Yine Yargıtay 14. Ceza Dairesi…
Bartın'da ilköğretim
8. Sınıf öğrencisi küçük bir kız çocuğuna tecavüz eden iki kişi
hakkında
dava açıldı.
Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada tecavüze uğrayan mağdure kız için
Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada tecavüze uğrayan mağdure kız için
Adli Tıp
Kurumu "Ruh sağlığı bozulmuştur" raporu verdi.
Mahkeme de
bu nedenle sanıklara verilen cezayı artırdı.
Karar
Yargıtay'a temyize gitti.
Peki, Yargıtay 14. Ceza Dairesi ne yaptı.
Peki, Yargıtay 14. Ceza Dairesi ne yaptı.
"Hangisinin ruh sağlığını bozduğu belirtilmeli" diyerek mahkeme
kararını bozdu.
Eğer yerel
mahkeme Yargıtay’ın kararına uyarsa sanıklar daha az ceza alacak.
Üçüncü
örnek;
Şaşıracaksınız
desem inanmayacağınız için demiyorum.
Evet, gene
Yargıtay 14. Ceza Dairesi.
Zonguldak’ta
18 yaşından küçük kıza tecavüz girişiminde bulunan sanıkları, “çocuğun
nitelikli
cinsel istismarına teşebbüs” suçundan mahkum eden yerel mahkeme kararını
‘yine’ bozdu.
Yine şaşırtmadı yani.
Akıl
tutulması yaşattıran bozma gerekçesi şu dairenin; tecavüz girişimi
sonuçlanmayan
sanıkların eylemden “gönüllü vazgeçtiklerine” ve
“çocuğun
basit cinsel istismarı” suçundan yargılanmalarına hükmetti.
Sözün özü şu
aslında;
Mardin’de N.Ç.
davasında 13 yaşındaki kız çocuğu erkeklerle rızasıyla olur,
Zonguldak’ta
sanıklar gönüllü vazgeçer…
Erkek hep
korunur, kadın hep suçlanır.
Evde, iş
yerinde, sokakta, mitingde, karakolda… fark etmez…
Kadına reva
görülen; dayak, işkence, taciz, tecavüz…
Erkeğe; “sırtından
sopayı karnından sıpayı eksik etmeyi” öğütler,
Kadına ‘eksik
etek’ diyerek aşağılar…
Sonra da mülkün
temelinden,
Herkesin
eşit olduğu söylendiği mekanda adalet bekler...
Çok
beklersin…
Bu yazı 22.08.2012 tarihli Aydınpost sitesinde yayınlanmıştır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder