22 Ağustos 2012 Çarşamba

Yargının tecavüzle imtihanı



Tecavüz; rızası olmadan kadın ya da erkeğe yönelik cinsel saldırılar olarak
tanımlanıyor.

Ayrıca kurbanın alkol ve uyuşturucu dolayısıyla etkisiz hale gelmesi,
fiziksel veya zihinsel engelinin bulunması
ya da yaşının küçük olması gibi hallerde de
kendi rızasının olması mümkün olamayacağından, bu durumlar da tecavüz
kapsamındadır.

Gayet açık, net.

Tanımlama açık ve net olsa da, zihinlerde böyle algılanmamış olacak ki, adalet
dağıtmasını beklediğimiz yargı, taban tabana zıt hatta ‘skandal’ kararlara imza
atabiliyor.

Birinci örnek;

Kamuoyunun çok iyi bildiği N.Ç. Davası.
O utancı bir kez daha hatırlatalım.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, Mardin'de 13 yaşındaki N.Ç'ye tecavüz edilmesi ile ilgili
32 sanıklı davada, yerel mahkemenin "N.Ç'nin sanıklarla rızasıyla birlikte
olduğu" yönündeki kararını onamıştı. Daire bu nedenle, yerel mahkemenin sanıklara
en az 10 yıl ceza verilmesini öngören tecavüz suçundan değil, en az 5 yıl ceza
öngören “15 yaşından küçük biriyle rızasıyla birlikte olmak" suçundan ceza
verilmesini yeterli bulmuştu.
Hatta Yargıtay 14. Ceza Dairesi Başkanı Fevzi Elmas,

"Kararımız doğru, beğenmeyen itiraz etsin, yaygara kopartarak karar değiştirilemez"

diyerek, adalet böyle dağıtılır işte! ye nasıl örnek olunacağını göstermişti.

Devam ediyor Sayın Başkan; “Reşit olmayan kimseyi alıkoyma, zorla da olabilir,
rızayla da olabilir. Mahkeme 'rıza var' demiş, savcılık 'rıza' demiş, başsavcılık 'rıza'
demiş, biz de böyle dedik" dedi.

İkinci örnek;

Yine Yargıtay 14. Ceza Dairesi…
Bartın'da ilköğretim 8. Sınıf öğrencisi küçük bir kız çocuğuna tecavüz eden iki kişi
hakkında dava açıldı.

Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada tecavüze uğrayan mağdure kız için
Adli Tıp Kurumu "Ruh sağlığı bozulmuştur" raporu verdi.
Mahkeme de bu nedenle sanıklara verilen cezayı artırdı.
Karar Yargıtay'a temyize gitti.

Peki, Yargıtay 14. Ceza Dairesi ne yaptı.
"Hangisinin ruh sağlığını bozduğu belirtilmeli" diyerek mahkeme kararını bozdu.

Eğer yerel mahkeme Yargıtay’ın kararına uyarsa sanıklar daha az ceza alacak.

Üçüncü örnek;

Şaşıracaksınız desem inanmayacağınız için demiyorum.

Evet, gene Yargıtay 14. Ceza Dairesi.

Zonguldak’ta 18 yaşından küçük kıza tecavüz girişiminde bulunan sanıkları, “çocuğun

nitelikli cinsel istismarına teşebbüs” suçundan mahkum eden yerel mahkeme kararını

‘yine’ bozdu.  Yine şaşırtmadı yani.

Akıl tutulması yaşattıran bozma gerekçesi şu dairenin; tecavüz girişimi

sonuçlanmayan sanıkların eylemden “gönüllü vazgeçtiklerine” ve

“çocuğun basit cinsel istismarı” suçundan yargılanmalarına hükmetti.

Sözün özü şu aslında;

Mardin’de N.Ç. davasında 13 yaşındaki kız çocuğu erkeklerle rızasıyla olur,

Zonguldak’ta sanıklar gönüllü vazgeçer…

Erkek hep korunur, kadın hep suçlanır.

Evde, iş yerinde, sokakta, mitingde, karakolda… fark etmez…

Kadına reva görülen; dayak, işkence, taciz, tecavüz…

Erkeğe; “sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyi”  öğütler,

Kadına ‘eksik etek’ diyerek aşağılar…

Sonra da mülkün temelinden,

Herkesin eşit olduğu söylendiği mekanda adalet bekler...

Çok beklersin…







Bu yazı 22.08.2012 tarihli Aydınpost sitesinde yayınlanmıştır.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder